YENİ YAZILARIM

CİLT BAKIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
CİLT BAKIMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Her kadın saçlarında değişikliği sever. Kimi zaman kestirir kimi zaman boyatır ama illa ki saçlarında bir değişliğe gider. Renkten renge geçiş yaparken de saçlarımız kurur, yıpranır ve incelir. Ne kadar bakım yapsak da o uçlardaki kuruluğa kalıcı olarak bir çözüm bulamayız. Ben koyu renk saçı daha çok seviyorum ve saçlarımı koyu kahve rengine boyuyorum. Koyu renk saçı daha çok beğendiğim için saçlarımı boyamak zorunda kalıyorum ve  boya nedeniyle saç uçlarım kuruyor, sertleşiyor, dolaşıyor, taranmıyor. Birde ince telli ve yağlı bir saça sahip olunca bolca saç kremi de kullanamıyorum, saç kremi saçlarımın daha çok yapışmasına ve daha çabuk yağlanmasına neden oluyor. Böyle olunca saçlarımı boyamayım diyorum ama dayanamıyorum. O halde bu saç uçlarındaki kuruluğa kalıcı bir çözüm bulmam gerektiğine karar verdim ve başladım araştırmaya. Okuduğum makalelerden çıkardığım sonuç saçımızı bu denli yıpratan ve kurutanın amonyak olduğuydu. Amonyaksız saç boyası araştırmaya başladım ilk karşıma çıkan Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyası oldu. Biraz daha araştırmaya devam ettim ve kullananların Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyasından çok memnun olduğunu okudum. Saçlarımın uçlarındaki bu kuruluktan o kadar sıtkım sıyrılmıştı ki hemen gidip bir adet koyu kahve rengi Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyası aldım. Eve gelip kutuyu açtığımda ilk dikkatimi çeken oksidanının biraz daha farklı olduğuydu.

Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyası

Boyayı açtım ve hazırlamak için boya kabında karıştırmaya başladım. Normalde boyayı karıştırırken hepimiz rahatsız edici yoğun ve keskin bir kokuya maruz kalır. Fakat Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyasında bu durumu yaşamamış olmam beni şaşırttı. Boyada o rahatsız edici yoğun koku yerine mis gibi bir koku vardı. Kıvamı da meyveli yoğurt kıvamı gibi diyebilirim. Yumuşak bir kıvama sahip olması ve kokusunun güzel olması sebepleriyle saçınızı boyamanızı kolaylaştırıyor diyebilirim. Saçımı boyarken ki izlenimlerim olumluydu. Boyayı saçımdan yıkayıp akıttıktan sonraki izlenimlerim ise aşırı derecede olumlu oldu. Saçlarımı boyadan arındırırken bile saçlarım pasparlak ve yumuşacıktı. Sanki saçlarımı boyamamışım da bakım yaptırmışım gibiydi. Acaba ilk gün diye mi böyle yumuşak oldu diye hala içinde bir tedirginlik vardı. Aradan üç hafta geçmesine rağmen Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyası ile boyadığım saçlarım hala parlak ve yumuşacıktı.

Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyası

Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyası hakkında olumlu yorumlarım var da olumsuz yorumlarım yok mu. Malesef olumsuz bir yorumum var. Bu saç boyası pek kalıcı değil. Rengi çok çabuk aktı. Üç hafta sonra yine başka bir boyayla saçlarımı boyamak zorunda kaldım fakat saçlarım yine mat ve çok kuru oldu. Pişman oldum ve düşündüm ki eğer Garnier Olia Amonyaksız Saç Boyasının siyah rengini alırsam bu kez aktığında koyu kahverengi olur ve ben yine o yumuşak ve parlak saçlara sahip olurum. Yine sabırsız ben hemen marketten Garnier Olia Siyah rengini aldım ve saçlarımı boyadım. Yıkarken oh yine saçlarım yumuşacık oldu dedim :) Saçımı siyah renge boyayalı 2 hafta oldu ve henüz renginde çok fazla bir akma yok. Ayrıca ben Garnier Olia'nın siyah tonunu çok sevdim. Öyle ayakkabı boyası gibi bir rengi yok çok doğal bir siyah oldu.İlk defa siyah saç boyasını sevdim. Artık favori saç boyam Garnier Olia Siyah.
Sivilceler daha çok ergenlik dönemiyle birlikte ciltteki sebum miktarının artmasına bağlı olarak görülmeye başlarlar. Ergenlik döneminde yaş itibariyle daha bilgisiz olunup sivilcelerden sıkarak kurtulmaya çalışılır. Oysa sivilden sicilceyi sıkarak kurtulmaya çalışmak çok büyük bir hatadır. Sivilceyi sıkmak sivilcelerin daha çok yayılmasına ve cildinizde istenmeyen izlerin kalmasına neden olur. Bende yıllarca sivilcelerden çekmiş biri olarak ve güzellik uzmanı olmanın bana verdiği bilgilerle sivilcelerinizden kurtulmanız için bir kaç öneri de bulanacağım.

sivilcelerden kurtulmanın yolları



  1. Ellerinizi yüzünüze değdirmemeye çalışın. Sivilce problemi yaşayanlar daha çok sağ tarafınızda sivilceleriniz yoğun değil mi? Çünkü en çok sağ elimizle yüzümüze dokunuyoruz. Unutmayın ellerimizle kapıları açıyor, otobüste düşmemek için tutunuyor, en çok elimizi kullanıyoruz. Elinizin ne kadar çok bakteri barındırdığını unutmayın ve sık sık elinizi yıkamaya özen gösterin.
  2. Yastık kılıfınızı sık sık değiştirin. Unutmayın bakteriler sivilcelerinizin daha kötü olmasına neden olur.
  3. Cilt yapınıza uygun bir yüz yıkama jeli ile her sabah uyandığınızda ve her gece uyumadan önce yüzünüzü yıkayın. Kurulamak için kağıt havlu kullanmaya özen gösterin. Sabah uyandığınız da yüzünüzü yıkama nedeniniz gece cildimiz daha sebum üretir ve sabah bu yağdan kurtulmamız gerekiyor. Gece yıkama nedeniniz de tüm gün boyunca kir, toz, makyaj gibi kalıntıların gözeneklerimizin içine doluşması.
  4. Yağsız makyaj ürünleri kullanın. Zaten sivilcenin oluşum nedenlerinden biri cildin fazla yağ salgılaması bide siz yağlı makyaj ürünleri kullanırsanız sivilcelerinizi daha da arttırırsınız.
  5. Beslenmenize dikkat edin. Yağlı yiyecekler de aynı şekilde yağ miktarını arttırdığı için sivilcelerinizin artmasına neden olur.
İsmi kadar kokusu da tatlı olan Milk Shake ürünlerini kuaförlerden çok duymuştum fakat kullanmak yeni nasip oldu. Yağlı ve ince telli saçlara sahip olduğum için saçım konusunda en dertli olduğum konu saç kremlerinin saçımı ağırlaştırması ve daha hızlı yağlanmasına neden olması. Böyle olunca da ilk ilgimi çeken saçı ağırlaştırmayan ürünler oluyor.

Milk Shake Whipped Cream

Milk Shake Whiped Cream'in köpük formunda olması saçımı ağırlaştırmayacağını düşünmemi sağladı ve Milk Shake Whipped Cream'i aldım. Kokusu inanılmaz güzel ve kalıcı. Düşündüğüm gibi saçımı ağırlastırmadan nemlendirdi. Şimdilik favori saç kremim Milk Shake Whipped Cream. Ayrıca içeriğinde paraben gibi kimyasallar olmadığı için acil durumlarda el ve yüze de nemlendirici olarak kullanılabiliyor olması Milk Shake Whipped Cream'in çantamın ayrılmaz parçası olmasını sağladı. Gelelim
özelliklerine.

Milk Shake Whipped Cream

Milk Shake Whipped Cream Özellikleri;

  • Süt ve buğday proteinleri saçın korteks ve kutikül katmanlarını onarır ve yapılandırır.
  • Özel yumuşatıcıları derin ve uzun sureli nemlendirme sağlar.
  • Rahat ve kullanımı hızlı, anında yumuşak etki, saçı ağırlaştırmadan tarama kolaylığı sağlar. 
  • Çok yönlü kullanım imkanı sağlar. Bir sonraki yıkamaya kadar saçta etkisini korur.
  • Özel geliştirilmiş Integrity 41 patentli formül renklerin ömrünü uzatır.
Kullanımı; Şişeyi kullanmadan önce çalkalayın ve başaşağı sıkın. Nemli veya kuru saça uygulanabilir, durulamayın.
Cilt bakımı, cilt güzelliği denilince aklımıza ilk başta yüzümüz geliyor. Hep yüzümüz için nemlendiriciler, bakım ürünleri bakıyor ve uyguluyoruz. Oysa vücudumuz için de bakım ürünleri kullanmalıyız.

Dairy Fun Karamel&Elma Vücut Peeling Seramik Kavanoz

Cildimiz için büyük bir çoğunluğumuz nemlendirici kullanıyoruz fakat peelingi ihmal ediyoruz yada ben ihmal ediyorum :) İhmal ettiğimi düşündüğüm için bir adet Dairy Fun Karamel&Elma Vücut Peelingi Seramik Kavanoz aldım. İtiraf etmeliyim ki peeling olarak Dairy Fun'u tercih etme sebebim ambalajı oldu:) Çünkü gerçekten çok tatlı kavanozu.


Dairy Fun Karamel&Elma Vücut Peelinginin kokusu çok güzel, kullanımı çok rahat. Gerçekten cildi yumuşacık yapıyor. Duştan sonra benim cildim çok kuruyordu ama Dairy Fun Karamel&Elma Vücut Peelingi kullandığım günlerde duştan sonra nemlendirici kullanma ihtiyacı hissetmemeye başladım. Yapısı oldukça yağlı olduğu için sanırım. Kokusu çok fazla kalıcı. Bu durum kokusunu sevenler için vazgeçilmez olacaktır ama sevmeyenler için kötü bir durum. 

Dairy Fun Karamel&Elma Vücut Peeling Seramik Kavanoz


Cilt bakımı dersi aldıktan sonra sıra makyaj dersini almaya gelmişti. Sabırsızlıkla ipek kirpik uygulamasını öğrenmeyi istiyordum. İpek kirpik yaptıran arkadaşlarımın kirpiklerini görüp çok beğenmiştim ve bende ipek kirpik uygulaması yapmak için sabırsızlanıyordum. Öncelikle söyleyebilirim ki göründüğü kadar kolay bir uygulama değil. Gerçekten emek verilen bir uygulama. Sonucu da verilen emeğe değiyor. Peki ipek kirpik nedir, ipek kirpik nasıl uygulanır, ipek kirpik kirpiklerime zarar verir mi, ipek kirpik yaptırmanın maliyeti, ipek kirpikler ne kadar süre kullanılır, ipek kirpik uygulaması sonrası nelere dikkat edilmeli sorularınızı alt başlıklar halinde cevaplayacağım. Ayrıca başka sorularınız olursa yorum kısmına yazabilirsiniz.



1- İpek Kirpik Nedir;
Her bir kirpiğinize tek tek yapıştırılarak uygulanan bir kirpik uzatma, kirpik gürleştirme yöntemidir.

2-İpek Kirpik Nasıl Uygulanır;
Kirpiklere zarar vermeden, ipek kirpiklerin kendi kirpiklerinizin tek tek üzerine yapıştırılmasıyla uygulanır.

3-İpek Kirpik Zararları;
Kötü bir yapıştırıcı kullanılmadığı sürece ipek kirpik uygulaması asla kirpiklere zarar vermez.

4-İpek Kirpik Yaptırmanın Maliyeti;
İpek kirpik fiyatları yaptırılacak yere göre fazlasıyla değişmekte. Ben İzmir'de İpek Kirpik uygulaması ücretini 75 tl ile 300 tl arası olarak gördüm.

5-İpek Kirpik Ne Kadar Süre Kullanılır;
İpek kirpik uygulaması kirpiklere tek tek yapıştırılarak uygulandığı için kirpiklerinizin dökülme zamanı gelip döküldükçe doğal olarak ipek kirpikler de kirpiklerinizle birlikte dökülür. Genellikle 4 hafta sonra bir kısmı dökülen kirpiklerin bakımı yapılarak ve yeniden eklemelerle 3 ay boyunca ipek kirpiklerinizi kullanabilirsiniz.

6-İpek Kirpik Uygulaması Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli;
Uygulama yapıldıktan sonra 24 saat boyunca kirpiklerinize su değdirmemelisiniz. 24 saat geçtikten sonra istediğiniz gibi duşunuzu alabilir, denize, havuza girebilirsiniz. Yüz üstü uyumamanız önerilir.
Kendiniz asla çıkartmaya çalışmayınız aksi taktirde kirpiklerinizi yolmuş olursunuz. İpek kirpiklerinizi çıkartmak isterseniz yaptırdığınız yere gidip onların özel solüsyonla çıkartmasını beklemelisiniz.


Kadınlar için ayak bakımı ve güzelliği çok önemlidir. Kışın kalın çoraplar ve botlar içinde ayaklarımızı pek görmediğimiz için gözümüze batmazlar ve bu durum ayaklarımızı biraz ihmal etmemizi sağlar. Fakat yaz mevsimi gelmeye başlayınca ayaklarımız gözümüze batmaya başlar. Hemen güzellik salonlarına gidip pedikür yaptırmak isteriz. Bazılarımız da güzellik salonlarında pedikür yaptırmaktan hoşlanmaz ve kendi pedikürünü kendileri yapmak isterler ve evde nasıl pedikür yapabilirim diye araştırmaya başlarlar. İşte ben bu yazımda sizlere evde nasıl pedikür yapabileceğinizi fotoğraflar eşliğinde anlatacağım. Ben kendi pedikürümü kendim yapıyorum çünkü pedikür eğitimi aldım fakat çok zor değil. Biraz el becereniz varsa sizler de rahatlıkla evinizde kendinize pedikür yapabilirsiniz.

Evde Pedikür Yapımı İçin Gerekli Malzemeler;

  1. Törpü
  2. İçine ayaklarınızın sığabileceği bir kap
  3. Topuk törpüsü
  4. Et makası
  5. Duş jeli
  6. Kolonya
Evde Pedikür Yapımı;

  • İlk olarak tırnakları törpülüyor ve şekil veriyoruz. Tırnak batmasını önlemek için uç kısımları biraz yuvarlak törpüleyelim.
     

  • İkinci olarak ayaklarınızın sığabileceği bir kabın içini ılık suyla doldurup içine istediğiniz bir duş jelinizden döküp karıştırın. 15-20 dk boyunca ayaklarınızı içinde bekletin. Bu ayaklarınızın ve etlerinizin yumuşamasını sağlayacak. Böylece etleri tırnaktan sıyırıp kesmeniz kolaylaşacak
   
  • Ilık sudan çıkardığınız aylarınızı kağıt havlu yardımıyla kurulayın. Ardından törpünün uç kısmıyla tırnak etlerinizi geriye doğru itin. 
    
    • Çok kalın olan tırnak etlerini ise törpünün ucuyla tırnaktan ayırıp et makasıyla yarım ay şeklinde kesin. Dikkatli olun fazla derine girip etinizi de kesmeyin. Ardından  tırnaklarınızı kolonya ile dezenfekte edin.
        
      • Topuklarınızı törpüleyin.
          

        • İstediğiniz renklerde oje sürün. En güzel görünen el ve ayak tırnaklarınızın aynı renkte olması ama illede öyle olacak diye bir şey yok.
            

          • Tırnaklarınızda oje kuruyunca ayaklarınıza nemlendirici sürüp yumuşacık ayaklarınızla yaz boyunca güzel güzel gezip dolaşın :) 
             





          Bir güzellik uzmanı olarak ilk öğrendiğim; zararsız sandığım pudranın cilde ne kadar zararlı olduğu oldu. Makyaj dersine girdiğimizde hocamız ilk olarak cilt türlerine değindi. Bende pudranın zararlarından önce sizlere birazcık cilt türlerinden bahsetmek istiyorum.

          Cilt türlerinden, ben karma cilt türüne sahibim. Yani T bölgem yağlı. Fakat bu cilt karma cilt deyip geçemiyoruz. Karma cilt yapısının bile bir çok alt başlığı mevcut. Ben bu alt başlıklardan karma hassas cilt türüne uyuyorum. T bölgem ( çene burun ve alın bölgesi)  yağlı ve akne oluşumuna müsait iken yanak bölgem de bir o kadar kuru ve cildim yağlı olmasına karşın cilt yapım ince, çabuk kızaran bir cilt. Ben güzellik uzmanlığı eğitimi almadan önce nasıl olsa T bölgem yağlı ben pudra kullanmalıyım dedim ve hep pudra alışverişi yaptım. T bölgem için pudra uygun bir üründü fakat kuru ve hassas yanaklarım için de bir o kadar uygun olmayan bir üründü. Çünkü pudra cildi kurutma özelliğine sahip. Bu da demek oluyor ki ciltteki yağı nemi emiyor. Yani benim zaten kuru olan yanaklarım iyice yağsız ve nemsiz kalıyormuş. E kuru ve nemsiz cildin sonu da daha erken yaşlanmak, daha erken kırışmak değil mi. Yani ben güzellik uzmanlığı eğitimi almasam cildime verdiğim bu zararı asla anlayamayacaktım. Konuyu toparlarsam pudranın zararları;
          1. Pudra toz bir yapıya sahip olduğu için gözenekleri tıkar ve cildin nefes almasını engeller.
          2. Pudra kurutucu etkisi sebebiyle ciltteki yağı ve nemi emerek kırışıklıklara neden olur.
          Pudranın cilde zararlarını azaltmak için;

          1. Pudrayı sürmeden bir kaç dakika önce cilde güneş kremi veya nemlendirici sürüp ardından pudrayı uygulayalım. Böylece pudranın cildimizdeki nemi emmesi bir nebze engellenmiş olur.
          2. Eve döndüğümüz gibi cildimize uygun bir temizleyiciyle hemen cildimizi temizleyip, tekrar hemen nemlendiricimizi sürelim. Böyle cildimizin kaybettiği nemi tekrar yüklemiş oluruz.

          Güzellik uzmanı olarak bugün sizlere evde yapabileceğiniz cilt bakımını anlatacağım. Çok fazla akne probleminiz yoksa cilt bakımınızı evde kendiniz yapabilirsiniz. Çok fazla akne probleminiz var ise önce bir dermatoloğa görünmeli ve ardından doktorunuzun önerileri doğrultusunda bir güzellik merkezine gitmelisiniz. Bugün anlatacağım cilt bakımı mini cilt bakımı diye geçiyor. Yani kuaförlerde uyguladıkları 30  40 tllik cilt bakımları şimdi size anlatacağım cilt bakımından farklı veya fazlası değil.


          Cilt bakımında işlem sırası çok önemlidir. Direk bir peeling alıp onu hemen yüzünüze uygulayıp a tamam ben cilt bakımımı yaptım siyah noktalardan kurtulayım olmaz. Tüm ürün ve işlemlerin bir sırası var ve bunlara uyulması gerekiyor.

          Cilt bakımı yapmak için gerekli malzemeler;
          1. Yüz temizleme sütü
          2. Peeling
          3. Tonik
          4. Maske
          • İlk önce yüzümüzü sadece suyla yıkıyoruz. Böylece önce yüzümüzü biraz tozdan arındırmış ve nemlendirmiş oluyoruz. 
          • Yüz temizleme sütümüzü elimizle yüzümüze dairesel hareketlerle sürüyoruz. Ardından yüzümüzü yıkayarak temizliyoruz. Bu işlemle birlikte yüzümüz kir ve tozdan iyice arınmış oluyor.
          • Peelingimizi yüzümüze sürüyoruz. Parmak uçlarımızı biraz ıslatıp dairesel hareketlerle yüzümüze uyguluyoruz. Eğer hassas bir cilt tipimiz varsa yanak bölgemize daha yumuşak hareketler uygularken burun, alın ve çene bölgemize daha sert hareketler uygulayabiliriz. Bir iki dakike peelingi yüzümüze uygulayıp yine yüzümüzü temizliyoruz. Böylece gözeneklerimiz de temizlenmiş oldu.
          • Açılan gözeneklerimizi hem kapatmak hemde dezenfekte etmek için yüzümüze tonik uygulamamız gerekiyor. Toniği de pamukla değilde toniği biraz elimize alıp yüzümüze tamponlama yaparak yediriyoruz. Pamuk yerine tamponla yapmamızın nedeni toniğin gözeneklerimize daha iyi nüfuz etmesini sağlamak.
          • Tüm bu işlemlerle birlikte yüzümüz biraz yoruldu. Bu sebeple hem nemlendirmek hem de beslemek için cilt tipimize uygun bir maskeyi yüzümüze uygulayıp ardından temizleyerek işlemimizi sonlandırıyoruz. 
          Artık siyah noktalarımız hafiflemiş cildimiz arınmış ve tertemiz oldu. Bu uygulamayı hafta bir kez uygularsak cildimizin daha sağlıklı parlak bir görünüme sahip olmasını sağlarız. Siyah nokta sivilce gibi sorunlar yaşamamış oluruz.





          Mecitefendi Kayısı Çekirdeği Kremi İçeriği; Yüksek oranda saf kayısı çekirdeği yağı içermektedir. Vücudun gereksinimi olan temel yağ asitlerinden Omega 3, Omega 6, Omega 9 ve E vitamini yönünden zengin olan bu krem cildi besleyerek nemlendirir. Cilt üzerindeki yaşlanma etkilerini hafifletir canlılık ve esneklik kazandırmada cildi destekler. Mecitefendi Kayısı Çekirdeği Kremini sürdüğümüzde direk güneşe çıkmamak tavsiye ediliyor.

          Kadınlar arasında bugünlerde çok konuşulan krem Mecitefendi Kayısı Çekirdeği Kremi.İçimizden bir arkadaşımıza göz altları için doktor tavsiye edince bizlerde bir merak uyandırdı. Hatrı sayılır sayıda arkadaşlarım bu kremi alıp kullanmaya başladı. Ben biraz pimpirikli olduğum için en son Mecitefendi Kayısı Çekirdeği Kremini alan ben oldum. Ben henüz çok yeniyim bu kremde. Şimdilik aman aman bir fark göremedim kendimde. Fakat kullanan arkadaşlarım çok memnun kaldılar. Bir arkadaşımın incelen kaşları baya baya toparlandı. E malum kalın kaşlar moda oldu. Bu krem sayesinde arkadaşım kalın kaşlara kavuştu. Başka bir arkadaşımında rimellerden dökülen, seyrelen kirpikleri normale döndü. Fakat morluk konusunda çok fazla etkisini göreni duymadım. Hanımlar ayrıca tüylenme sorunu olanlar kayısı çekirdeği kremleri tüylenme yaptığı için tüm yüzüne uygulamasın. Tüylenme sorunu olmayanlar kullanabilir sanırım çünkü kırışıklıklara da çok etkili bir ürün kayısı çekirdeği kremleri.




          Roll-onlardaki paraben ve alüminyum kimyasallarının göğüs kanserini tetiklemesi sebebiyle ( bu yazımızda roll-onların zararlarını anlatmıştık ) bende içinde paraben ve alüminyum olmayan roll-on araştırmaya başladım. Araştırmalarımın sonunda Yves Rocher'in roll-onlarında paraben ve alüminyum bulunmadığını öğrendim. Hemen gidip bana ve eşime birer tane aldık. Kullanmaya başladık. İlk önce eşim kullandı ve işe gitti. Eve döndüğünde keşke bu roll-onu sürmeseydim çok kötü kokusu ve hiçbir zerre tere engel olmadı dedi. Ardından dışarı çıkarken de bir gün ben kullandım ve eşime hak verdim. Gerçekten çok kötü kokuyormuş. Ancak önce sürüp bir süre kokusunun uçmasını bekleyip öyle bluzlerimizi giymeliyiz. Aksi taktirde o kötü koku üstümüze giydiklerimize siniyor ve terden bile beter kokmanıza neden oluyor. Ben pembe renki olanı almıştım eşimde kahverengi olanı. Diğer kokularını bilmiyorum belki daha güzel kokanları vardır. Benim aldığımın fotoğrafını hemen yüklüyorum ki görüp diğerlerini deneyin.


          Kış başlamasıyla birlikte cildimiz normalden iki kat daha fazla kuruyor. Bu da demek oluyor ki cildimiz kışın iki kat daha fazla neme ihtiyaç duyuyor. Hal böyle olunca benimde pul pul olan cildim için bir vücut losyonu alma zamanım geldi. İzmir Forum Bornova'da gezerken Watsons'ta indirim yazıları dikkatimi çekti ve içeriye girdim. Vücut losyonunun özellikleri kadar kokusu da benim için çok önemlidir ve ben uzun zamandır meyve kokulu vücut losyonları kullanıyor olmaktan sıkılmıştım. Meyve kokusuna alternatif bir koku istiyordum. İndirim olan rafları kurcalarken  Ginger & Co ürünlerinde bir alana bir bedava olduğunu gördüm. İlk önce hemen bir kokladım. Kokusunu çok beğendim. Arkasındaki içindekiler kısmına bir göz attım ve paraben ibaresi görmedim. Hemen almaya karar verdim. Ginger & Co Soft On You Vücut Losyonunu yaklaşık bir aydır kullanıyorum ve beklentimin çok çok üstünde çıktı diyebilirim. İnanılmaz güzel nemlendiriyor. Çok tatlı kokuyor klasik vücut losyonu kokularından sıkılanlar için ideal. Ayrıca ambalajı da çok şeker yatak odasında dekor olarak bile çok güzel görünüyor :)

           


          Ginger & Co Bathing Beauty Nemlemdirici Banyo Köpüğü Yorumum
          İkinci ürün olarak da Ginger & Co Bathing Beauty Nemlemdirici Banyo Köpüğünü aldım. Bu da çok güzel kokuyor ve inanılmaz güzel nemlendiriyor. Şekerli bir kokusu yok hafif soft bir kokusu var. Adı üzerinde aslında banyo köpüğü ama ben duş jeli olarak kullanıyorum ve de gerçekten çok memnun kaldım. Ginger & Co Bathing Beauty Nemlemdirici Banyo köpüğünü kullanınca sanki nemlendirici bir ürün kullanmama pek gerek kalmıyor gibi.  


                                               

          Ben Ginger & Co'nun vücut losyonu ve banyo köpüğünden çok memnun kaldım bu sebeple bu markanın başka ürünlerini de almayı düşünüyorum.
          Günlük yaşamda en çok kullandığımız kozmetik ürünlerinden biride roll-on ve deodorantların çok da masum olmadığını biliyor muyuz? Ter kokumuzu önleyeceğiz diye sağlığımızla mı oynuyoruz?

          Terlemeyi ve ter kokusunu önlemesi için rollon ve deodorantların içinde paraben ve alüminyum bulunuyor. Bu iki kimyasal ise kanserle ilişkilendiriliyor. Vücuda fazla alınan alüminyum bir süre sonra sağlık sorunlarına neden oluyor. İngiliz Bilim Adamlarının göğüs kanseri hastalarının 17 sini incelediklerinde kanser dokularında alüminyum tespit ettiler. Bu alüminyumlar roll-on ve deodorantları kol altımıza kullandığımızda zaten göğüse yakın olan kol altımızdan kolaylıkla o bölgede emiliyor. Diğer bir araştırmada ise İngiliz Bilim Adamlarının 20 kanserli tümörü incelerken 20 sinden 18 inde paraben kimyasal maddesini buldu. Bu parabenler petrolden üretiliyor.


          Kanıtlanmış zararlarından dolayı paraben ve alüminyum Batı Avrupa ülkelerinde sınırlandırılmış yada yasaklanmış. Bilinçli tüketicilerin artması sebebiyle içlerinde paraben ve alüminyum olmayan roll-on ve deodorantlar üretilmeye başlanmış. Bizlerde bilinçli tüketici olur ve içlerinde paraben ve alüminyum bulunan roll-onları almazsak bizim ülkemizde de birşeyler değişebilir. Gerçi bizim ülkemizde de bir iki markada parabensiz ve alüminyumsuz roll-onlar mevcut. Fakat fiyatlar oldukça yüksek. Ben en uygununu Yves Rocher da buldum. Fakat kokuları pek de güzel değil hatta çirkin bile diyebilirim. Daha fazla seçeneğe sahip olmalıyız ve daha uygun fiyatlarda almalıyız bu ürünleri. Bu yüzden lütfen aldığımız ürünlerin arkasını okuyalım ve içlerinde bu zararlı kimyasallar varsa almayalım.

          Kızlar bence içinde zararlı kimyasallar olmasa da roll-on ve dedorant kullanmayı azaltmalıyız. Özellikle kış aylarında hiç hiç kullanmamalıyız. Zaten havalar yeterince soğuk terlemeye pek fırsatımız yok. Ben yazın bile artık çok uzun dışarıda kalmayacaksam kullanmıyorum. Her gün duşumuzu alırsak bence gerek kalmaz. Hatta terlesek bile sağlığımızdan önemli değil ya. Bu kadar çok meme kanserinin arttığı bu dönemlerde sağlığımız her şeyden önemli olmalı diye düşünüyorum.

          Dead Sea Spa Magik Hassas Yüz Temizleme Köpüğü 150 ml

          Büyük sivilce sorunları yaşıyorum diyemem fakat pürüzsüz bir cilde de sahip değilim. Stresli dönemler geçirdiğim zaman, çekirdek, çerez, cips gibi yağlı yiyecekler tükettiğim zaman hop hemen sivilcelenmeye başlıyorum. Özellikle çene bölgemde çıkıyor bu sivilceler. Cilt analizimi yaptırdım ve T bölgesi yağlı çok hassas bir cilde sahip olduğumu öğrendim. Hem hassas hemde yağlı T bölgesi cilt en sorunlu olan cilt tipiymiş. Eczacı bu yüzden ürün önermekte zorlandı. Birkaç şuan ismini hatırlamadığım ürün önerdi fakat onlar çok pahalı geldi. Malum öğrenci olunca :) Eczacı o ay kampanyalı olan Dead Sea Spa Mgik Hassas Yüz Temizleme Köpüğünü tavsiye etti. Benim gibi hemen tahriş olan kızaran hassas cildi olanlar için uygun bir üründü. Sabah ve akşam günde iki kez kullanmamı önerdi. Çok fazla bir şey beklemiyordum fakat 4 gün geçtikten sonra sivilceden eser kalmadı. Sınıftaki arkadaşlarım bile sordu ne kullanıyorsun geçenlerde çok baya sivilcelerin vardı şimdi sivilcelerden eser yok diye. Sivilcelerim geçince günde iki kez kullanmayı bıraktım sadece akşamları kullanmaya başladım. Tembellik yapmadığım zaman düzenli olarak kullandığım zaman sivilce sorunu yaşamıyorum. Tembellik yapıp bırakınca yine sivilcelendiğim zaman tekrar sabah ve akşam kullanmaya başlıyorum.



          Bu üründen önce bir çok ürün kullandım fakat çok fazla yüzümü kurutuyor kabuk kabuk olmasına neden oluyordu. Dead Sea Spa Magik ile hiç bu şekilde sorun yaşamıyorum. Cildim kurumak yerine yumuşacık oluyor. Gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum ve kampanyalı olduğu zaman almanızı öneririm :)

          Bumerang - Yazarkafe
          Bumerang - Yazarkafe